7 Ağustos 2017 Pazartesi

Muhteşem Doğasıyla Kendine Hayran Bırakacak Yedigöller Milli Parkı






















Herkese merhaba 🙋 Bu yazımda sizlere  Bolu'nun etkileyici güzelliklerinden biri olan Yedigöller Milli Parkı'ndan bahsetmek istiyorum. 1965 yılında koruma altına alınan bu harika yer birbirine bağlı yedi tane gölden oluşuyor. Göller, kayan kitlelerin vadilerin önlerini kapatması sonucu arkada suların biriktiği set gölleriymiş. Göllere Büyükgöl, Deringöl, Seringöl, Nazlıgöl, Küçükgöl, Sazlıgöl ve İncegöl isimleri verilmiş. İsminden de anlaşılacağı üzere göllerin en büyüğü Büyükgöl. 


Sessiz-sakin huzurlu bünyesiyle, manzaralarıyla, değişik arazi şekilleriyle, yürüyüş yollarıyla, çeşitli türlerden ağaçlarla süslü yamaçlarıyla sizi kendine hayran bırakacak. Burada piknik yapabilir, dinlenebilir, eşsiz peyzaj güzellikleri görüp dilediğinizce fotoğraf çekebilir, spor yapabilir, balık tutabilir ve kamp yapabilirsiniz. Yedigöller'e giriş ücretli. Yaya 4 tl, otomobil 12 tl. Kamp yapmak istiyorsanız da çadır başına 20 tl ödemeniz gerekiyor. 
Yedigöller'de kalmak isterseniz çadır dışında alternatifiniz de var elbette. Kiralık bungalov evler mevcut. Ancak kamp yapmak burada yapılacak en harika şeylerden biri gibi duruyor. 🙌 Gölün kenarına çadır kurmanız yasak değil. (Kamp yapmak yasaktır tabelasına rastlamadım göl kenarlarında.) Birçok çadıra ev sahipliği yapmıştı göl kenarları. Yalnız kötü yanı -en azından gözlemlediğim kadarıyla benim için- kamp alanları ve piknik alanları birbirlerinden bağımsız değil. Yani sabah çadırınızdan çıkıp şöyle bir gerinecekken bir anda çadırınızın yanındaki masada ailesiyle, dostlarıyla kahvaltı eden bir topluluk görmeniz %90. Çadır kuracaksanız hele ki hafta sonu bu durumu göz önünde bulundurarak bir yer bulmanızı tavsiye ediyorum. Tabi sorun değil diyorsanız başka. 😄

Piknik yapmayı düşünürseniz park içerisinde tahta piknik masaları bulunuyor. Söylemem gerekir ki park içerisinde ateş yakmak -mangal, semaver, tüp vb.- yasak. Buna göre hazırlık yapmalısınız. Göl kenarında kahvaltı yapmanızı kesinlikle tavsiye ediyorum. Evet semaver yakamayacak olmak büyük bir acı oldu. Neyse ki termoslar çay, kahve için işimizi görüyor. 😊 İçeceğinizi yudumlarken "Böyle bir huzur yok." diyeceksiniz. 😄 "Sabah kahvaltısını hallettik ama akşam yemeği için bir mangal yakamayacağız mı yani böyle muhteşem bir ortamda?!" diye düşünürseniz de evet içeride yakamayacaksınız. Ancak parktan çıkıp Mengen tabelasını takip ederseniz nehrin kıyısında bulunan tahta masalara rastlayacaksınız. Burada mangalınızı-semaverinizi yakabilirsiniz. Yalnız hafta sonları masa bulmakta zorlanabilirsiniz zira çok kalabalık oluyor. Ankara'dan, İstanbul'dan, civar illerden çok fazla insan buraya akın ediyor. Biz de şans eseri bir masa bulup mangalımızı yakabildik.




Park içerisinde yürüyüş için yapılmış bir parkur yok. Göllerin arasında hem arabaların hem yayaların kullandığı arnavut kaldırımlı bir yol mevcut. Göllere arabayla ulaşmanız en kolayı ancak uzun bir yürüyüş yapıp temiz ve bol oksijeni ciğerlerinize çekmek isterseniz arnavut kaldırımlı yolu takip ederek göllere ulaşabilirsiniz. Günün sonunda temiz hava sizi çarpabilir. Yaşadığımız kentler bu kadar temiz bir hava barındırmıyor. Ben fena çarpılmıştım. 😄 Son olarak börtü böceği pek hoş karşılamıyorsanız cildiniz için koruyucu spreylerden yardım almanız da fayda var.









Yedigöller şehrin karmaşasından, kirli havasından sonra size çok iyi gelecek. Umarım bir gün yolunuz düşer, tatil planlarınızın arasında yer edinebilir. Not: Bolu-Merkez üzerinden gitmenizde fayda var zira yol asfalt. Mengen tarafından gitmeyin. Yol oldukça kötü ve sarsıcı. İkisini de kullandığımdan biliyorum. 😄







Bir sonraki yazımda görüşmek üzere.
 Mutlu haftalar😘






Hiç yorum yok:

Yorum Gönder