28 Ağustos 2017 Pazartesi

Muğla'da Huzuru Yakalayacağınız İki Harika Kumsal

Herkese merhaba. 😘 Uzun zamandır buralarda değildim. Deniz, kum ve güneşin tadını çıkarıyordum.💜 Umarım tatile gidemeyen, denize ve kuma hasret kalan herkes en kısa zamanda kavuşur, gönlünce gezebilir ve dinlenebilir. 🙏 Bodrum, Ölüdeniz sahillerinde de vakit geçirme fırsatı buldum; ancak bu yazımda onlara hiç mi hiç değinmeyeceğim. Zira bu plajlarda dinlendim mi yoruldum mu gerçekten anlayamıyorum. Daha sakin plajlarda denizin tadını çıkarmayı, güneşlenmeyi ve dinlenmeyi seviyorum. Eğer siz de "Kalabalıklara gelemiyorum, plajda adım atacak yer olmuyor, dinlenmek yerine daha fazla yoruluyorum." diye yakınanlardansanız gelin iki yıldır uğrak mekanım olan ve şiddetle tavsiye ettiğim iki plaja bir göz atalım. 😊


İlk olarak favori plajım olan "Sarıgerme Plajı"na değineceğim. Bu plaja ayak bastıktan sonra diğer plajları gezip görmek istemedim bile. Tatilimin tümünü bu plajda geçirebilirim dedim ve dediğim gibi tatilimin çoğunu bıkmadan usanmadan iki yıldır bu plajda geçiriyorum. 😄😄 Muğla'nın Ortaca bölgesinde pek çok insana ev sahipliği yapan bu plaj çok kalabalık olmamasının yanı sıra oldukça temiz. Kaldı ki kalabalık olsa bile kumsalı o kadar büyük ki...Mutlaka sessiz sakin bir köşe buluyorsunuz. Plajda su sporlarıyla ilgilenebilir, çeşitli plaj oyunlarını oynayabilirsiniz. Kafeterya ve sahil büfeleri gibi işletmeler yerli-yabancı turistlere hizmet veriyor. Şemsiye ve şezlong hizmetlerine de kolayca ulaşabiliyorsunuz. Duş, soyunma kabini ve tuvaletlerin varlığını da unutmadan belirteyim. 😄


En sevdiğim yanı denizin hemen derinleşmemesi. Bazıları ayaklarının yere değdiği yerde yüzmekten hoşlanmıyor ama çok iyi yüzme bilmeyen biri olarak bu durum benim oldukça hoşuma gidiyor. 😄 Bu plajın kumu ise çok özel. Çok ince taneli, yumuşak ve sarı bir kumdan oluşuyor. Ayakları hiç ama hiç rahatsız etmiyor. Tabi kızgın güneşin altında plaj terliğiniz olmadan yürürseniz kum da rahatsız eder, çakıl da. 😅 Bu kumla peeling dahi yaptım vücuduma. (Yumuşacık bir cilde sahip oluyorsunuz bu kumla düzenli olarak peeling yaptığınızda.) Taşlı, çakıllı plajları sevmeyen biri olarak bu kumsala aşık oldum diyebilirim. Ayrıca denizde de ayağınıza bir tane taş denk gelmiyor. Hep yumuşacık bir kum...💃 


Tüm bu güzellikler SARÇED(Sarıgerme Çevre Eğitim Derneği) tarafından sağlanıyor. Bu bölgede apartlar, oteller ve pansiyonlar bulabilir; yakın bir bölgede tatilinizi geçirecekseniz de günübirlik bile gelip ziyaret edebilirsiniz. 💃 Asla ama asla pişman olmazsınız. 
Plaja giriş ücreti kişi başı 3TL. Eğer aracınızla girmek isterseniz de 15TL ödemeniz gerekiyor. (2017 yılı)

Sıradaki mekanımız "İztuzu Plajı (Turtle Beach)". Bu kumsal, nesilleri tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan Caretta Carettaların en önemli üreme merkezlerinden biri. Caretta caretta kaplumbağalarının yumurtalarını bıraktığı Dalyan'daki bu harika plaj her yıl binlerce yerli ve yabancı turiste misafirlik ediyor. Marmaris, Bodrum, Fethiye gibi çevredeki turistik yerlerden günlük turlarla gelenler de bu plajı kullanıyorlar. Bilinen ve birçok insanın uğrak yeri olan bir plaj. Toplamda 6 km'yi aşıyormuş. Oldukça büyük bir kumsala sahip. Kalabalıklardan uzak, huzur içinde yüzüp güneşlenebilme imkanı sağlıyor. Şezlongların bulunduğu bölgeden biraz ileriye gitmeniz yeterli. Sonrasında dalgalarla başbaşasınız. 😊


Burası da incecik sarı kumlardan oluşuyor ve denizi hemen derinleşmiyor. Bu kumsalın beni en çok şaşırtan yanı ise bir tarafının tatlı su olması, diğer tarafının ise tuzlu Akdeniz'e açılması. İster tatlı suda yüzün, isterseniz tuzlu suda. Seçim tamamen size kalmış. 😄 Ancak tatlı suda yüzmek isterseniz derin olduğunu belirtmeliyim.


Bir sonraki yazımda görüşürüz. Herkese mutlu haftalar. 😍

7 Ağustos 2017 Pazartesi

Muhteşem Doğasıyla Kendine Hayran Bırakacak Yedigöller Milli Parkı






















Herkese merhaba 🙋 Bu yazımda sizlere  Bolu'nun etkileyici güzelliklerinden biri olan Yedigöller Milli Parkı'ndan bahsetmek istiyorum. 1965 yılında koruma altına alınan bu harika yer birbirine bağlı yedi tane gölden oluşuyor. Göller, kayan kitlelerin vadilerin önlerini kapatması sonucu arkada suların biriktiği set gölleriymiş. Göllere Büyükgöl, Deringöl, Seringöl, Nazlıgöl, Küçükgöl, Sazlıgöl ve İncegöl isimleri verilmiş. İsminden de anlaşılacağı üzere göllerin en büyüğü Büyükgöl. 


Sessiz-sakin huzurlu bünyesiyle, manzaralarıyla, değişik arazi şekilleriyle, yürüyüş yollarıyla, çeşitli türlerden ağaçlarla süslü yamaçlarıyla sizi kendine hayran bırakacak. Burada piknik yapabilir, dinlenebilir, eşsiz peyzaj güzellikleri görüp dilediğinizce fotoğraf çekebilir, spor yapabilir, balık tutabilir ve kamp yapabilirsiniz. Yedigöller'e giriş ücretli. Yaya 4 tl, otomobil 12 tl. Kamp yapmak istiyorsanız da çadır başına 20 tl ödemeniz gerekiyor. 
Yedigöller'de kalmak isterseniz çadır dışında alternatifiniz de var elbette. Kiralık bungalov evler mevcut. Ancak kamp yapmak burada yapılacak en harika şeylerden biri gibi duruyor. 🙌 Gölün kenarına çadır kurmanız yasak değil. (Kamp yapmak yasaktır tabelasına rastlamadım göl kenarlarında.) Birçok çadıra ev sahipliği yapmıştı göl kenarları. Yalnız kötü yanı -en azından gözlemlediğim kadarıyla benim için- kamp alanları ve piknik alanları birbirlerinden bağımsız değil. Yani sabah çadırınızdan çıkıp şöyle bir gerinecekken bir anda çadırınızın yanındaki masada ailesiyle, dostlarıyla kahvaltı eden bir topluluk görmeniz %90. Çadır kuracaksanız hele ki hafta sonu bu durumu göz önünde bulundurarak bir yer bulmanızı tavsiye ediyorum. Tabi sorun değil diyorsanız başka. 😄

Piknik yapmayı düşünürseniz park içerisinde tahta piknik masaları bulunuyor. Söylemem gerekir ki park içerisinde ateş yakmak -mangal, semaver, tüp vb.- yasak. Buna göre hazırlık yapmalısınız. Göl kenarında kahvaltı yapmanızı kesinlikle tavsiye ediyorum. Evet semaver yakamayacak olmak büyük bir acı oldu. Neyse ki termoslar çay, kahve için işimizi görüyor. 😊 İçeceğinizi yudumlarken "Böyle bir huzur yok." diyeceksiniz. 😄 "Sabah kahvaltısını hallettik ama akşam yemeği için bir mangal yakamayacağız mı yani böyle muhteşem bir ortamda?!" diye düşünürseniz de evet içeride yakamayacaksınız. Ancak parktan çıkıp Mengen tabelasını takip ederseniz nehrin kıyısında bulunan tahta masalara rastlayacaksınız. Burada mangalınızı-semaverinizi yakabilirsiniz. Yalnız hafta sonları masa bulmakta zorlanabilirsiniz zira çok kalabalık oluyor. Ankara'dan, İstanbul'dan, civar illerden çok fazla insan buraya akın ediyor. Biz de şans eseri bir masa bulup mangalımızı yakabildik.




Park içerisinde yürüyüş için yapılmış bir parkur yok. Göllerin arasında hem arabaların hem yayaların kullandığı arnavut kaldırımlı bir yol mevcut. Göllere arabayla ulaşmanız en kolayı ancak uzun bir yürüyüş yapıp temiz ve bol oksijeni ciğerlerinize çekmek isterseniz arnavut kaldırımlı yolu takip ederek göllere ulaşabilirsiniz. Günün sonunda temiz hava sizi çarpabilir. Yaşadığımız kentler bu kadar temiz bir hava barındırmıyor. Ben fena çarpılmıştım. 😄 Son olarak börtü böceği pek hoş karşılamıyorsanız cildiniz için koruyucu spreylerden yardım almanız da fayda var.









Yedigöller şehrin karmaşasından, kirli havasından sonra size çok iyi gelecek. Umarım bir gün yolunuz düşer, tatil planlarınızın arasında yer edinebilir. Not: Bolu-Merkez üzerinden gitmenizde fayda var zira yol asfalt. Mengen tarafından gitmeyin. Yol oldukça kötü ve sarsıcı. İkisini de kullandığımdan biliyorum. 😄







Bir sonraki yazımda görüşmek üzere.
 Mutlu haftalar😘






2 Ağustos 2017 Çarşamba

Doğası, Tertemiz Denizi ve Antik Dokusuyla Olimpos(Olympos)
























Herkese merhaba. 😊 Bu yazımda sizlere gezip gördüğüm, hayran kaldığım ve arkadaşlarımla birlikte kısa bir tatil yaptığım Olimpos'tan bahsetmek istiyorum. Antalya'nın Kemer İlçesine bağlı doğal güzellikleri, antik kenti ve harika deniziyle Akdeniz'de parlayan bir inci. Kemer'e yolunuz düştüğünde mutlaka görmeniz gereken yerlerden biri olduğunu düşünüyorum. 👍

Olimpos'un kelime anlamı ulu dağ'a karşılık geliyormuş. Kent, antik Likya medeniyetinin en gelişmiş şehirlerinden birisiymiş. Roma medeniyetine ve şanlı Osmanlı'ya da ev sahipliği yapmış. İçinden akan dere ona ayrı bir güzellik katıyor. Ormanın içerisinden çam ve defne ağaçlarının kokusunu duyarak kenti geziyorsunuz. Olimpos, sit alanı içerisinde bulunduğundan, bölgede yapılaşma yasak. Bu sebeple kentin doğal güzelliğine hiçbir şekilde gölge düşmemiş. 🌲

Olimpos'ta konaklama olarak ağaç evler ve ahşap bungalowlar meşhur. Olimpos'ta konaklamak isteyen tatilciler buralarda konaklıyorlar. Ben de ağaç evlerde kaldım ve çok memnun kaldım. Üstelik fiyatlar cep yakmayan cinsten. Bölge genç tatilciler tarafından tercih ediliyor genellikle ancak uygun fiyata tatil yapmak isteyen ailelerin de uğrak mekanlarından olabileceğini düşünüyorum. Denize mesafesinden bahsedecek olursak pansiyonları denize biraz uzak. Bu sebeple pansiyonda kalanlar denize yürümektedir. (Arabanız olursa başka tabi. Biz yürümek zorunda kaldık.😄)

Antik kentte ise bazilika kalıntıları, roma döneminden kalan tapınak kalıntısı, piskoposluk sarayı kalıntıları ve mezarlar mevcut.






Sizler de Antalya'ya yolunuz düşerse Olimpos’un muhteşem doğasını keşfedebilir, yürüyüşler yapabilirsiniz. Masmavi bir denizle buluşan Olimpos sahilinde güneşin tadını çıkarabilir, dilediğinizce tertemiz denizinde yüzebilirsiniz. Ayrıca bütçeniz el veriyorsa yamaç paraşütü, ATV ve bisiklet turları gibi aktivitelere katılabilir; Olimpos, Kekova,Demre tekne turlarına çıkıp birbirinden güzel koylarda denizin tadını çıkarabilirsiniz. 
Mutlu haftalar 😘